KENDİ DEYİMİNİZ İLE "HÜLLELİ MÜDÜRLÜK" ÇARKI VE MOBBİNG UTANCI: Hem Hukuku Çiğniyor Hem Zulmediyor! (Bölüm 3/6)

Ereğli-Bölgesi 2520 kez okundu.
 

KENDİ DEYİMİNİZ İLE "HÜLLELİ MÜDÜRLÜK" ÇARKI VE MOBBİNG UTANCI: Hem Hukuku Çiğniyor Hem Zulmediyor! (Bölüm 3/6)

Göreve gelir gelmez, "Başkan Yardımcılığı üzerinden sınavsız müdür yapmayı" yerden yere vuran, bu yöntemi kullananları halkın önüne atıp "hülleci" ilan eden siz değil miydiniz? Bugün ne değişti de; kendi deyiminiz ile "Hülleli Müdürlük" yöntemine sarıldınız?
KENDİ DEYİMİNİZ İLE "HÜLLELİ MÜDÜRLÜK" ÇARKI VE MOBBİNG UTANCI: Hem Hukuku Çiğniyor Hem Zulmediyor! (Bölüm 3/6) Başkan Akpınar’ın maskesini düşüren skandallar zincirinde en karanlık halka, geçmişte başkalarını en ağır ifadelerle eleştirirken bizzat kendi deyiminiz ile "Hülleli Müdürlük" tezgahı oldu. Göreve gelir gelmez, "Başkan Yardımcılığı üzerinden sınavsız müdür yapmayı" yerden yere vuran, bu yöntemi kullananları halkın önüne atıp "hülleci" ilan eden siz değil miydiniz? Bugün ne değişti de; kendi deyiminiz ile "Hülleli Müdürlük" yöntemine sarıldınız? Kendi adamlarınız; Ş. Akpınar’ı, H. Akıllıoğlu’nu, H. Kaleli’yi ve İ. Çobanoğlu’nu müdür yapmak için, dün "ahlaksızlık" dediğiniz, bizzat "hülle" olarak adlandırdığınız o arka kapıları zorlamaya, o koltukları doldurmaya utanmıyor musunuz? MAHKEME TOKADI VE MOBBİNG ZULMÜ Bu riyakarlık yetmezmiş gibi, bir de hukuk tanımazlık devreye girdi. Göreve gelir gelmez, önceki dönemde yine bu yöntemle unvan almış ama görevini başarıyla yapan, liyakatli müdürlerin kadrolarını elinden aldınız. Ancak adalet duvarına çarptınız! Müdürlerimiz Bölge İdare Mahkemesi’ne giderek davalarını birer birer kazandı. Mahkeme kararıyla mecburen kadrolarını iade ettiğiniz bu insanlara şimdi ne yapıyorsunuz? Onları cezalandırıyorsunuz! Ayrıca siz bu yazıyı okudunuz ama, Yargıtay ve Danıştay'ın muhtelif kararlarında mobbingin; "(...) aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin, bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalar (...)" şeklinde tanımlandığını yine de hatırlatmak isteriz. ŞANTİYEDE, PAZARDA SÜRGÜN: NE MASA VAR NE SANDALYE! İşte tam da bu tanıma uyan şekilde; kendi "hülleli" yandaşlarınızı el üstünde tutarken, mahkeme kararıyla dönen müdürleri; Belediye binasından uzaklaştırıp (ortak alandan uzaklaştırma) şantiyelere, kapalı pazar yerlerine sürdünüz. Altlarında bir sandalyeleri, önlerinde bir masaları, iş yapacak bir bilgisayarları bile yok! Hiçbir iş vermeden, atıl durumda bekleterek, onurlarını kırmaya çalışıyor, (pasifize etme/değersizleştirme) mobbing uyguluyorsunuz. Bu insanların maaşlarını tıkır tıkır ödeyip, onlara iş yaptırmayarak, onları pasifize ederek kamu zararı oluşturmuyor musunuz? Ereğli halkı soruyor: Kendi deyiminiz ile "Hülleli" atadıklarınız baş tacı edilirken, hukukuyla hakkını arayanların "masasız, sandalyesiz" süründürülmesi hangi adalete sığar? Sırada belediyeyi aile şirketine çeviren "Kuzen Saltanatı" ve yönetim beceriksizliğinin simgesi batan şirket var. Gerçekleri duymaya hazırsanız, takipte kalın! #KendiDeyiminizleHülle #MobbingSuçtur #Riya #EreğliSiyaset #MahkemeKararı #AdaletNerede
Göreve gelir gelmez, "Başkan Yardımcılığı üzerinden sınavsız müdür yapmayı" yerden yere vuran, bu yöntemi kullananları halkın önüne atıp "hülleci" ilan eden siz değil miydiniz? Bugün ne değişti de; kendi deyiminiz ile "Hülleli Müdürlük" yöntemine sarıldınız?

KENDİ DEYİMİNİZ İLE "HÜLLELİ MÜDÜRLÜK" ÇARKI VE MOBBİNG UTANCI: Hem Hukuku Çiğniyor Hem Zulmediyor! (Bölüm 3/6)

Başkan Akpınar’ın maskesini düşüren skandallar zincirinde en karanlık halka, geçmişte başkalarını en ağır ifadelerle eleştirirken bizzat kendi deyiminiz ile "Hülleli Müdürlük" tezgahı oldu.

Göreve gelir gelmez, "Başkan Yardımcılığı üzerinden sınavsız müdür yapmayı" yerden yere vuran, bu yöntemi kullananları halkın önüne atıp "hülleci" ilan eden siz değil miydiniz? Bugün ne değişti de; kendi deyiminiz ile "Hülleli Müdürlük" yöntemine sarıldınız?

Kendi adamlarınız; Ş. Akpınar’ı, H. Akıllıoğlu’nu, H. Kaleli’yi ve İ. Çobanoğlu’nu müdür yapmak için, dün "ahlaksızlık" dediğiniz, bizzat "hülle" olarak adlandırdığınız o arka kapıları zorlamaya, o koltukları doldurmaya utanmıyor musunuz?

MAHKEME TOKADI VE MOBBİNG ZULMÜ

Bu riyakarlık yetmezmiş gibi, bir de hukuk tanımazlık devreye girdi. Göreve gelir gelmez, önceki dönemde yine bu yöntemle unvan almış ama görevini başarıyla yapan, liyakatli müdürlerin kadrolarını elinden aldınız. Ancak adalet duvarına çarptınız! Müdürlerimiz Bölge İdare Mahkemesi’ne giderek davalarını birer birer kazandı.

Mahkeme kararıyla mecburen kadrolarını iade ettiğiniz bu insanlara şimdi ne yapıyorsunuz? Onları cezalandırıyorsunuz!

Ayrıca siz bu yazıyı okudunuz ama, Yargıtay ve Danıştay'ın muhtelif kararlarında mobbingin;

"(...) aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin, bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalar (...)"

şeklinde tanımlandığını yine de hatırlatmak isteriz.

ŞANTİYEDE, PAZARDA SÜRGÜN: NE MASA VAR NE SANDALYE!

İşte tam da bu tanıma uyan şekilde; kendi "hülleli" yandaşlarınızı el üstünde tutarken, mahkeme kararıyla dönen müdürleri;

Belediye binasından uzaklaştırıp (ortak alandan uzaklaştırma) şantiyelere, kapalı pazar yerlerine sürdünüz.

Altlarında bir sandalyeleri, önlerinde bir masaları, iş yapacak bir bilgisayarları bile yok!

Hiçbir iş vermeden, atıl durumda bekleterek, onurlarını kırmaya çalışıyor, (pasifize etme/değersizleştirme) mobbing uyguluyorsunuz.

Bu insanların maaşlarını tıkır tıkır ödeyip, onlara iş yaptırmayarak, onları pasifize ederek kamu zararı oluşturmuyor musunuz?

Ereğli halkı soruyor: Kendi deyiminiz ile "Hülleli" atadıklarınız baş tacı edilirken, hukukuyla hakkını arayanların "masasız, sandalyesiz" süründürülmesi hangi adalete sığar?

Sırada belediyeyi aile şirketine çeviren "Kuzen Saltanatı" ve yönetim beceriksizliğinin simgesi batan şirket var. Gerçekleri duymaya hazırsanız, takipte kalın!

#KendiDeyiminizle Hülle #MobbingSuçtur #Riya #EreğliSiyaset #MahkemeKararı #AdaletNerede

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ertajans.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.